Bolu – Abant Gölü İzlenimlerim
Bolu Abant Gölü’ne yaklaşık 10 yıl önce gitmiştim. Yaz ayı içerisindeydik. Bu kış iki hafta arayla gitme fırsatı buldum. Henüz izlenimlerim tazeyken yazmak iyi olur diye düşündüm. İlkinde Abant Gölü’ne kendi arabamla, ikincisinde şirket gezi otobüsü ile gittim. İkisinde de ulaşım konusunda sıkıntı yaşamadım.
İkinci gidişimde Büyük Abant Oteli’nde konakladığım ve neredeyse otelden hiç çıkmadığım için araba ile olan gezimi yazacağım.
Araç ile Bolu merkezden Abant’a 22 km’si dağ yolu olmak üzere 35 km yol gittik. Araç girişi için 6 TL ödedikten sonra göl manzarasını seyredebileceğimiz bir yere aracımızı park ettikten sonra göl manzarası eşliğinde bir kaç fotoğraf çektik.
Fakat Abant Gölü’nde çok rüzgarlı ve zaman zaman yağmurlu bir hava vardı. Gölün etrafını araba ile turlamaya karar verdik. Semaverimizi yakmak için uygun bir gün olmadığını anladık. O nedenle sadece kartopu oynayarak ve fotoğraf çekerek zaman geçirmek istedik.
Gölün bir kısmı buz tutmuştu. Gölün kenarında deniz botları kiralayanlar vardı. 5 lira karşılığında kar üstünde sınırsız kayma imkanı veriyorlardı.
Çok fazla tur otobüsü gelmişti.
2001 yaz ayındaki Abant Gölü ziyaretimde de, bu kış yaptığım gezimlerimde de Abant Gölü’nü çok şirin bulmadım. Bunda belki gölün çok büyük olması, belkide çevre düzenlemesinin zayıf olmasının daha fazla payı var. Belki de iki büyük otelin hemen gölün yanında olmasıyla çok fazla ziyaretçi gelmesi ve bunun sonucu olarak gölün çok daha fazla ticarileşmesi de Abant Gölü’ne bakış açımı etkiledi.
Şu kesin bir şey ki, gezmek için sadece bir günüm varsa Gölcük Gölü’nü Abant Gölü’ne tercih ederim.
Not : Kendi fotoğraflarım ilk fırsatta eklenecektir
2010 Yaz tatilimiz devam ederken Fethiye’deki Ramos Otel ile tamamen tesadüf eseri karşılaştık. Ölüdeniz merkezinde kurulan bir büro, Ölüdeniz’deki pansiyon ve otellerin kurmuş olduğu kooperatif sayesinde insanları otel ve pansiyonlara yönlendiriyor. Bizde çok sakin davranışlara sahip büro çalışanına bize de oda-kahvaltı içeren 70 – 80 TL lira aralığında bir gecelik bir oda bulması için ricada bulunduk. Bize tavsiye ettiği iki otelde katalogdan resimlerine bakılırsa güzel görünüyordu. İlk seçtiğimiz otel büro çalışanına telefonda 1 gece için rezervasyon yapamayacağını söyledi. Bize başka bir otel ayarladı. Oda fiyatının %10′unu kooperatif çalışanına verdikten sonra alternatif otele doğru yola çıktık.





















2010 Eylülünün son haftasonunu geçirmek üzere Bolu’da öğretmenlik yapan abim ve eşini ziyarete gittik. Tosya’dan yola çıkan babam ve annemle de abimlerde buluşacaktık.




Bilinen bir tatil acentasından acenta sitesindeki ve kendi internet sitesindeki fotoğraflarına bakıp beğendiğim Aquapark Otel’de 2010 Temmuz ayında bir gecelik rezervasyon yaptırdık. Rezervasyon günü geldiğinde saat 14:30 gibi Çukurbağ yarımadasındaki ıssız ve çorak topraklardan geçerek otele ulaştık.