Ilıca Şelalesi ve Valla Kanyonu Gezimiz

Temmuz 23, 2011 - 7:34 am No Comments

Uzun zamandır gidip göremediğimiz için utanç duyduğumuz yerlerin başında geliyordu Ilıca Şelalesi ve Valla Kanyonu.  2011 ‘den Haziran ayından daha da sonraya ertelemek içimizden gelmedi. Bu sefer gidelim artık dedik ve iki araba yollara düştük

Harita:
Daha Büyük Görüntüle

Kastamonu Pınarbaşı yolu mesafe olarak daha kısa olmasına rağmen,  daha çok kilometre uzunluğundaki Kastamonu – Azdavay – Pınarbaşı yolunu tercih ettik. Diğer yolun bizim kullandığımız yola göre daha zor şartları varmış. Görmedik ama duyduk.

1,5 saat civarında bir yolculuktan sonra Ilıca Şelalesine yakın Ilıca köyüne vardık. Yaklaşık 10 dakika patika yürüyüşünden sonra Ilıca şelalesine ulaştık. Gördüğüm en güzel şelale diyemem ama Kastamonu’da böyle güzel çağlayan bir şelalenin bu denli arka planda kalmasına üzülmedim değil.  Şelalenin yakınlarında nemli havadan dolayı çok güzel manzaralar oluşmuş.  Fotoğraf makinemiz hemen mesaiye başladı tabi :)

Küçük bir göl oluşmuş şelalenin döküldüğü yerde. Büyük kayalar var. Ağaçların ve kayaların gölgesinde 20 metre uzaktaki sıcak havadan eser yok. Bambaşka bir iklim oluşmuş burada adeta.

Bir süre şelalede kaldıktan sonra vaktimizin daraldığını düşünüp kanyona doğru yola çıktık. Muratbaşı Köyü’nde araçlarımızı bırakıp kanyona doğru yürümeye başladık. Ormana girmeden gördüğümüz çeşmenin hemen arkasına piknik malzemelerimizi açıp güzel bir piknik yaptık. Çaylarımız demlendikten hemen sonra döndükten sonra içmek üzere orada bıraktık.

Kanyona sık ağaçların arasında açılmış bir patika yoldan ilerledik. Yaklaşık 8 dakikalık bir yürüyüşten sonra bir ayrıma geldik. Her ne kadar tabeladaki yazı artık okunmuyor olsa da, sağ taraftaki yolun kanyonun üstüne, sol taraftaki yolun içine gittiğini anladık. Hava kararmak üzere olduğu için seyir terasına çıkmayı tercih ettik.

Karşımıza çıkan manzara ile resmen büyülendik. Heyecan ve korku duyguları birbirine karıştı. Kaymakamlık tarafından yapıldığını düşündüğüm merdiven ve korkuluğun oraya nasıl çıkarılıp yapıldığını hala düşünüyorum açıkcası.

Merdivenlerden çıkıp en tepeden manzaraya bakmak insanın dizlerinin bağını çözüyor gerçekten. Bir süre ürpertici manzarayı seyrettik. 400 metre yüksekten dimdik vadiyi izlemek insana hiçlik duygusu veriyor. Doğaya ve onu yaratana hayranlık hisleri güçleniyor.

Kanyonun içinde başka bir güzellik, başka bir manzara olduğuna eminim ama bu defa gidemedik.

Döndüğümüzde çayımız hazırdı. Kanyonun seyir keyfinin ardından taze demlenmiş çay tamamlayıcı oldu.

Leave a Reply