Bolu Yedi Göller Milli Parkı Gezisi

Ekim 5, 2010 - 7:44 pm 1 yorum var

Bolu Yedigöller Milli Parkı

Yedigöller uzun süredir ziyaret etmek istediğim yerler arasında ilk sıralardaydı.  Doğayı seven bir kişi olarak Yedigöller’in ismi çok ilgimi çekiyordu. Nihayet yakından görme fırsatı buldum.

Yedigöller Bolu merkezine 42 km. Yolun büyük bir kısmı toprak yol ve çok iyi olduğu söylenemez. Yol üzerinde bir çok yayla buluyor. Yaylalardan bazılarının yakınlarında yayla sakinlerinin kendi ürünlerinden satın alma fırsatı yakalayabilirsiniz. Ürün almak istemezseniz bile kısa bir süre mola verip, bir çay içmek dinlendirici olabilir.

Yolun tırmanma noktasının sonunda bir seyir terası tabelası göreceksiniz. Burası bölgenin en yüksek noktası. Burada tüm manzara ayaklarınızın altında olacak.  Fotoğraf çekmek için harika bir nokta olmasının yanında, onlarcasını üstünüzden temizlemeye çalışırken,  2010 yazında Bolu’da zirve yaptığı söylenen güvercin bitinin bir türünü çok yakından tanıma fırsatı bulacaksınız. :)

Az aşağıda, yolun solunda ikinci  bir seyir terası mevcut. Buradan arkanızda göl manzarası ile fotoğraf çekebilirsiniz.

Göl alanına araç girişi 6 TL. Göllerin yanına indiğinizde yeşilin her tonu ile karşılaşıyorsunuz. En güzel manzaraların Ekim ayında, yapraklar dökülürken oluştuğu söylensede, Eylül ayında karşılaşılan manzaralarda hiç yabana atılır değil.

Milli Park içerisindeki Pisagor Ağacının görülmeye değer olduğunu düşünüyorum fakat şelale ve gülen kayalar aynı oranda ilgimizi çekmedi. Geyik üretme çiftliği uzun zaman önce tamamen kapatılmış, alabalık üretme çiftliği ise ziyarete kapalı.

Seringöl, Büyükgöl, Deringöl, Kurugöl, Nazlıgöl, İncegöl, Sazlıgöl isimli göllerin hepside güzel manzaralar sunuyor. Büyük gölün hemen yanında kamp alanı mevcut.  Piknik yapmak içinde yeterli alan var. Biraz yukarısındaki restorantta canlı alabalık 5 TL, porsiyon alabalık 20 TL’ye satılıyor. Büyükgöl’de olta ile balık tutmak tamamen serbest.

Göl alanı içerisinde konaklamak için Bungalov evler mevcut. Bungalov evlerin gecelik fiyatı 180 TL. Grup şeklinde konaklamak isteyenler için de konaklama alternatifi mevcut.

Bence uzun süren yolculuğuna rağmen Yedigöller kesinlikle görülmesi gereken bir milli park.

Dip not : Ne yazıktır ki park içerisinde üzerine yazı veya şekil kazınmamış ağaç sayısı çok az. :(

Bolu Gölcük Gölü Gezisi

Eylül 28, 2010 - 8:37 pm Henüz yorum yok

Bolu Gölcük Gölü2010 Eylülünün son haftasonunu geçirmek üzere Bolu’da öğretmenlik yapan abim ve eşini ziyarete gittik. Tosya’dan yola çıkan babam ve annemle de abimlerde buluşacaktık.

Aslında Cumartesi için planımız Yedi Göller’e gitmekti ama son anda bir karar değişikliği ile Gölcük Gölü’ne gitmeye karar verdik.

Gölcük Gölü’ne Bolu Merkez’den 13 km’lik fena olmayan virajlı bir asfalt yoldan gidiliyor. Gerçi bizim gittiğimizde yolda tehlike oluşturan mıcırlar vardı. Gölcük denizden 950 metre yüksekte bulunuyor. Yapay  gölün etrafında yaklaşık 1200 metrelik bir yürüyüş yolu var. Bu yürüyüş yolu özellikle gün batımı ışığı ile birleştiğinde çok güzel manzaralar sunuyor.

Göl etrafına serpitirilmiş ahşap banklar piknikçiler için yeterli sayıda. Haftasonu olmasına rağmen bank konusunda bir sıkıntı yaşanmıyordu. Ayrıca su konusunda da yeterli kaynak mevcut.  Bir erkek ve bir bayan tuvaleti ücretsiz ama bakımsız bir durumdaydı. Bunun yanında yeni tuvaletler için yapım çalışmaları devam ediyordu. Hemen tuvaletlerin yanında çok şirin bir cami de mevcut.

Orman Bakanlığı’na ait kepçe yürüyüş yolu için parke çalışması yapmaktaydı. Babamın söylemine göre senelerdir burada çalışma devam ediyormuş.  Ziyaretçilerin en yoğun olduğu günlerden biri olan Cumartesi günü çalıştıklarına göre bir yapıp bir bozuyor olmalılar.

Gölün etrafında bulunan iki ahşap yapıdan giriş bölümündeki bina kapalı. Daha önce restaurant olarak kullanılıyormuş.  Diğer bina Orman Bakanlığına ait bir misafirhane. Aslında bu yapı doğum yılı 1985 ve öncesi olanlar için çok tanıdık. TRT 1′in yayın akışının sıkça bozulduğu yıllarda seyircisine sunduğu fotoğrafta en çok dikkat çeken göl kenarındaki bu binadır. Bu binasız Gölcük Gölünü kafamda tasarlayamıyorum açıkcası. Göl manzarasını çok güzel tamamlıyor.

Göl alanına giriş için Orman Bakanlığı görevlisi tarafından ücret alnıyor. Yaya için 1,5 YTL, otomobil için 5.5 YTL giriş ücreti var. Araçlar için göl girişinde bir otopark mevcut.  Araçların piknik alanına ve yürüyüş parkuruna alınmaması nadir karşılaşılan güzel bir uygulama.

Eğer haftasonunuzu Bolu yakınlarında doğa ile başbaşa geçirmeyi düşünüyorsanız Gölcük güzelliği ve ulaşım kolaylığı ile çok cazip bir konumda.

Aquapark Otel (Kaş) Yorumlarım

Eylül 21, 2010 - 9:18 pm 1 yorum var

Aquapark Hotel KaşBilinen bir tatil acentasından acenta sitesindeki ve kendi internet sitesindeki fotoğraflarına bakıp beğendiğim Aquapark Otel’de 2010 Temmuz ayında bir gecelik rezervasyon yaptırdık. Rezervasyon günü geldiğinde saat 14:30 gibi Çukurbağ yarımadasındaki ıssız ve çorak topraklardan geçerek otele ulaştık.

Korkutucu bir yokuştan indikten sonra otelin lobisi olduğunu öğrendiğimiz yere gittik. Bize odamıza kadar eşlik eden otel görevlisinin kibar bir arkadaş olduğu söylenemezdi. Peyzaj düzenlemesinin neredeyse hiç olmadığı bir merdivenden tırmanarak odaya ulaştığımızda yeni bir hayal kırıklığı ile karşılaştık. Odanın boyası dahil bütün bileşenleri dökülüyordu. Madem bir günlük oda rezervasyonu yaptırdık, kalalım diye düşündük.  Havlumuzu alıp havuza doğru yola çıktık.

Havuzda boş şezlong yoktu. Gözüm kaydıraklara takıldı.  Çalışmıyordu. İlk bulduğum görevliye neden çalışmadığını sordum. Bana “öğleden sonra 2 ile 4 arasında” çalıştığını söyleyip geçiştirmek istedi. Saatin 3 olduğunu söyledim. Sonuç alamayacağımı anladığımda resepsiyona yönlendim. Resepsiyondaki görevli rüzgar dolayısıyla kaydırakları çalıştıramayacaklarını söyledi. Cevaptan memnun olmamıştım. Bir gece için ismi “AQUAPARK” olan bir otel kiralamıştım, yarım pansiyon için kişi başı 90 ytl yani neredeyse herşey dahil ücreti vermiştim ve otelin tüm olumsuz yanları bir tarafa, bir de günde zaten dört saat çalışan (10:00-12:00/14:00-16:00) kaydırakları çalışmıyordu.

Bu şartlar altında kalamayacağımı söyleyip para iadesi istedim. Acenta ile otelin görüşmelerinden de  sonuç alınamadı. Bana para iadesi yapamayacaklarını söyleyip acenta ile görüşmemi söylediler ve bende otelden ayrıldım. Tahmin edeceğiniz üzere acentadanda sonuç alamadım.  Sadece “1 gün için keşke kalsaydın” gibi tavsiye cevapları aldım.

Bu deneyimde “Aquapark otel de, acenta da sınıfta kaldı.” Türk müşterilerin Türkiye’deki otelleri neden yurtdışı acentalardan aldığını daha iyi anladım.

Meder Resort Hotel ( Kemer ) Yorumlarım

Eylül 12, 2010 - 5:47 am Henüz yorum yok

Meder Resort Kemer Oteli Ön BahçesiMeder Resort Hotel’de kişi başı 120 ytl’ye Temmuz 2010 için iki günlük rezervasyon yaptırdık. Otel Kemer şehir merkezine biraz uzaktı. Zaten satın alırken de bunu bilerek satın aldık. Otelin hemen önünde otoparkı var. İlk izlenim olarak modern bir görüntü veriyordu. Saat 12 gibi otele ulaştık. Resepsiyon görevlisi kibar bir şekilde davranarak otele girişimizi yaptıktan sonra öğle yemeği için bizi restorana yönlendirdi.

Restoran büyük ve temiz görünüyordu. Otelde kaldığımız iki gün boyunca yemekler çeşit anlamında 5 yıldızlı otel seviyesine göre baya zayıftı. Bunun yanında lezzet olarak fena değildi. Otelde konaklayan ve Orta Asya’lı olduklarını düşündüğümüz genç erkekler rahatsız edici şekilde kaba davranıyorlardı. Açık menüde eli ile yemek toplayanlar bile vardı.

Otel içindeki ve dışındaki mekanlar modern bir şekilde tasarlanmıştı. Otelin spa merkezi özellikle görülmeye değer bir tasarıma sahipti. Orta boyutta bir türk hamamı ve saunası vardı.

Oda tasarımları beğenimizi kazanmıştı. Odada bulunan aynalı yatak çerçevesi modern evlere örnek teşkil edebilecek bir yapıdaydı.  Oda büyüklüğü de yeterli idi.

Animasyon ekibi bizden iyi not alamadı. Animasyonlar içerik olarak çok dolu olmadığı gibi sönük geçiyordu. Hatta bir gece ise animasyon ekibi müşterileri Kemer merkezinde bir gece kulübüne davet etti.

Otelin havuzu, havuz şezlongları ve havuz kenarı aparatif ikramları yeterli iken plaj için aynı şeyi söylemek mümkün değildi. Plajda ikram olarak sadece toz içeceklerden vardı. Plaj otele 500 metre kadar uzaktaydı ama otelden plaja sürekli servisler vardı. Bunun yanında denizin ve plajın çok temiz olduğu söylenemezdi.

Meder Resort Otel bizden eksik yanlarına rağmen fiyat / kalite bakımından iyi not aldı ve tavsiye edebileceğim oteller listeni girmeyi başardı.

Kaputaş Plajı’nı Mutlaka Görün

Eylül 4, 2010 - 1:45 pm 1 yorum var

Kaputaş Plajı İniş Merdivenleri - 2010Eğer Kalkan – Kaş arasındaki bol virajlı ve bol manzaralı sahil yolundan geçiyorsak, Kaputaş Plajı‘na mutlaka uğrarız. Zaten Kaputaş Plajını’ı görüp, en azından bir süre seyretmek için mola vermeden edemezsiniz.

Kaputaş plajı yol seviyesinin 187 basamak altındadır. Bu seviye manzara fotoğrafı çekmek için ideal bir bakış açısı sağlar fakat bu basamaklar aynı zamanda denize girip yorulduktan sonra plajdan çıkış yolunuzdur. :)

Yukardan görünen turkuaz rengi deniz manzarası, kanyon tarafından süzülen yer altı sularından kaynaklanıyor. Plaja inmeden önce gözünüze takılacak olan tabelada, sizi buraya getiren yolun bu kısmının yapımında hayatını kaybeden 4 işçinin ismi yazıyor. Bu insanda buruk bir tat bırakıyor ama Kaputaş’ın güzelliğinin değerini bir kat daha arttırıyor gözünüzde.

Kaputaş Plajı’nda sahil küçük taşlardan oluşuyor.  Bu taşlar yakın çekim fotoğraflar için güzel bir arkaplan oluşturuyor.   Koruma altında bir bölge olduğu için plajın inişteki merdivenlerin başında jandarma sürekli nöbet tutuyor. Ayrıca duş kabini veya soyunma kabini dahil olmak üzere hiçbir yapı bulunmuyor ve plaj çevresinde hiçbir ürün satılmıyor.

Kıyıya yakın deniz çok dalgalı oluyor ama dalgalara kendinizi bırakmak ayrı bir keyif veriyor. Bir kaç adım sonrasında hemen derinleşiyor. Etrafta can kurtaran da olmadığı için bu konuda dikkat etmek gerekiyor.

Kaputaş’a genelde yerli turist ve yakın ilçelerin sakinleri geliyor. Plajın bulunduğu bölgede yol daha  geniş yapıldığından dolayı otopark için çok fazla sorun yaşanmıyor.  Kaputaş aynı zamanda İngiliz the Guardian gazetesinin Türkiyede’ki en iyi 10 plaj sıralamasında 6. sırada yer alıyor ama bence daha yukarılarda olması gerekiyor.

Eğer gezi rotanızda Kalkan veya Kaş varsa Kaputaş’ı mutlaka görmenizi tavsiye ederim.