Posts Tagged ‘akdeniz gezileri’

Ramos Hotel (Hisarönü-Fethiye) Yorumlarım

Mart 26, 2011 - 4:53 pm No Comments

Ramos Otel Bahçesi - Hisarönü Fethiye2010 Yaz tatilimiz devam ederken Fethiye’deki Ramos Otel ile tamamen tesadüf eseri karşılaştık. Ölüdeniz merkezinde kurulan bir büro, Ölüdeniz’deki pansiyon ve otellerin kurmuş olduğu kooperatif sayesinde insanları otel ve pansiyonlara yönlendiriyor. Bizde çok sakin davranışlara sahip büro çalışanına bize de oda-kahvaltı içeren 70 – 80 TL lira aralığında bir gecelik bir oda bulması için ricada bulunduk. Bize tavsiye ettiği iki otelde katalogdan resimlerine bakılırsa güzel görünüyordu. İlk seçtiğimiz otel büro çalışanına telefonda 1 gece için rezervasyon yapamayacağını söyledi. Bize başka bir otel ayarladı. Oda fiyatının %10′unu kooperatif çalışanına verdikten sonra alternatif otele doğru yola çıktık.

Otel girişinde eşime, “bir yanlışlık olmasın, kişi başı olmasın bize söyledikleri fiyat” dedim. Çünkü otelin girişi gerçekten güzel görünüyordu. Otel modern bir yapıya sahipti. Saygılı bir resepsiyonist ile görüştük. Otel birden çok binadan oluşuyor. Her bina iki katlı ve bir bina içerisinde irili ufaklı odalar vardı. Odamıza giderken çimenler ve portakal ağaçları arasındaki yoldan geçtik. Odanın tasarımı sade ama özenli görünüyordu.

Oda küçük ama özenle tasarlanmıştı. Televizyon, telefon, saç kurutma makinesi gibi donanımları sorunsuz çalışıyordu. Bu fiyat aralığında bu donanımların düzgün çalışması bir kriter malesef :) Tüm odalarda bahçeye bakan balkon buluyordu. Balkondan uzakta olsa havuz görünüyordu.

Otelin havuzu küçük ama yeterli idi. Park sıkıntısı çekilmeyecek kadar geniş otel otoparkı hemen otelin yanındaydı. Sabah kahvaltısı hem çeşit, hem de sunum olarak bu 50-100 fiyat aralığında kaldığımız otellerin açık ara en iyisiydi. Açık havada, güzel bir esinti altında, güzel bir kahvaltıydı gerçekten.

Otelin girişindeki masa tenisi ve bilardo çok bakımlı olmasalar da ücretsizdi. Sinekten yağ çıkarmaya çalışan insanların hakim olduğu turizm sektöründe ücretsiz bir hizmet görmek beni şaşırttı.

Akşam olduğunda dışarıyı dolaşmak istedik. Denizden uzak olduğumuz için dışarıda çok hareketli bir ortam olacağını düşünmemiştik ama beklediğimiz gibi değildi. Hatta eğlence için lunapark ve carting bile vardı.

O gün Fethiye’de çok bozuk bir hava olmasının olumsuzluğunu bize unutturacak kadar güzel bir oteldi.

Ramos otel çalışanlarına teşekkürler

Aquapark Otel (Kaş) Yorumlarım

Eylül 21, 2010 - 9:18 pm 1 Comment

Aquapark Hotel KaşBilinen bir tatil acentasından acenta sitesindeki ve kendi internet sitesindeki fotoğraflarına bakıp beğendiğim Aquapark Otel’de 2010 Temmuz ayında bir gecelik rezervasyon yaptırdık. Rezervasyon günü geldiğinde saat 14:30 gibi Çukurbağ yarımadasındaki ıssız ve çorak topraklardan geçerek otele ulaştık.

Korkutucu bir yokuştan indikten sonra otelin lobisi olduğunu öğrendiğimiz yere gittik. Bize odamıza kadar eşlik eden otel görevlisinin kibar bir arkadaş olduğu söylenemezdi. Peyzaj düzenlemesinin neredeyse hiç olmadığı bir merdivenden tırmanarak odaya ulaştığımızda yeni bir hayal kırıklığı ile karşılaştık. Odanın boyası dahil bütün bileşenleri dökülüyordu. Madem bir günlük oda rezervasyonu yaptırdık, kalalım diye düşündük.  Havlumuzu alıp havuza doğru yola çıktık.

Havuzda boş şezlong yoktu. Gözüm kaydıraklara takıldı.  Çalışmıyordu. İlk bulduğum görevliye neden çalışmadığını sordum. Bana “öğleden sonra 2 ile 4 arasında” çalıştığını söyleyip geçiştirmek istedi. Saatin 3 olduğunu söyledim. Sonuç alamayacağımı anladığımda resepsiyona yönlendim. Resepsiyondaki görevli rüzgar dolayısıyla kaydırakları çalıştıramayacaklarını söyledi. Cevaptan memnun olmamıştım. Bir gece için ismi “AQUAPARK” olan bir otel kiralamıştım, yarım pansiyon için kişi başı 90 ytl yani neredeyse herşey dahil ücreti vermiştim ve otelin tüm olumsuz yanları bir tarafa, bir de günde zaten dört saat çalışan (10:00-12:00/14:00-16:00) kaydırakları çalışmıyordu.

Bu şartlar altında kalamayacağımı söyleyip para iadesi istedim. Acenta ile otelin görüşmelerinden de  sonuç alınamadı. Bana para iadesi yapamayacaklarını söyleyip acenta ile görüşmemi söylediler ve bende otelden ayrıldım. Tahmin edeceğiniz üzere acentadanda sonuç alamadım.  Sadece “1 gün için keşke kalsaydın” gibi tavsiye cevapları aldım.

Bu deneyimde “Aquapark otel de, acenta da sınıfta kaldı.” Türk müşterilerin Türkiye’deki otelleri neden yurtdışı acentalardan aldığını daha iyi anladım.

2010 Gezi Rotamız

Ağustos 4, 2010 - 8:29 pm No Comments

Bu senede her sene gibi tatilimizi araba ile ve yarı planlı olarak yapmaya karar verdik.

23 Temmuz 2010 Cuma akşamı İstanbul’dan yola çıktık. İlk hedefimiz Cumartesi sabah İzmir / Dikili’de olmaktı. Kahvaltımızı Dikili’de yaptık ve kahvaltı sonrasında Çeşme‘ye doğru yola çıktık.  Planladığımızın aksine Çeşme‘de hiç kalmadan Kuşadası’na geçmeye karar verdik.

Kuşadası Uygulama Otelinde her seneki gibi  yine yer yoktu. Geçen sene kaldığımız Çağdaş Otel’de bu sene kalmak istemedik. Uygulama oteline yakın olan bir otelde oda kahvaltı 100 ytl’ye konakladık. Gece saat 1 civarı olduğu için fiyat konusunda çok sorgulamada bulunmadık.  Ertesi gün Kuşadası Aqua Fantasy‘de geçirdik.

O akşam Marmaris’e doğru yola çıktık.  Yolda uykumuz geldi. Yol kenarında durduk. Uyuduk. Uyandık. Yola devam ettik. Geç saatte Ali Baba isminde ucuz ve kalitesiz bir otelde konakladık. O gün sabah biraz Marmaris sahilinde yürüdükten sonra Fethiye / Ölüdeniz’e doğru yola çıktık. Ölüdeniz’de yamaç paraşütü yapma planlarımız vardı. Kişi başı 130 ytl olması vazgeçmemiz için en büyük etmen oldıu. Ölüdenizde çok güzel bir kooperatif sistemi kurmuşlar. Sizi kalacak yere yönlendiriyor. Bizi Ramos Otel isminde çok güzel bir otele yönlendirdi. Ertesi gün Kaş’ta önceden ayarladığımız Aquapark Otel’de kalmak üzere yola çıktık. Giderken Kaputaş plajına uğramayı ihmal etmedik. Aquapark Otel kalınacak gibi değildi. Kalmadık. Kemer’e yola çıktık.

Kemer’de, ana caddeye yakın ucuz olan bir otelde kaldık. Ertesi gün önceden iki gece için ayarlanmış yine Kemer’deki Meder Resort Oteli’ne yerleştik. İki gece orda kaldıktan sonra Antalya Lara’daki Club Otel Sera’da iki gece kaldıktan sonra Pazar günü İstanbul’a doğru yola çıktık.

Hasılı, gezdik, eğlendik.